ABD Tahvil Piyasasında Sıcak Gelişmeler: Faiz Artışı Beklentileri Tırmanıyor

18 Mayıs 2026 – Orta Doğu’daki gerginlikler, küresel tahvil piyasalarında önemli değişimlere neden oluyor. ABD ile İsrail’in İran’a karşı oluşturduğu belirsizlik, dünya genelinde enflasyonist baskıların artabileceği endişelerini beraberinde getiriyor. Hürmüz Boğazı’nın işleyişindeki sorunlar ve yükselen sigorta maliyetleri, petrol fiyatlarının yüksek kalmasını sağlarken, bu durum enflasyonun daha da artacağı tahminlerini pekiştiriyor. Bu gelişmeler, merkez bankalarının daha sıkı para politikalarına yönelebileceği beklentilerini artırdı.

Son açıklanan ABD enflasyon verileri, piyasa beklentilerini aşarak yükseliş gösterdi. Bu durum, yatırımcıların ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından faiz artırımı yapılabileceği yönündeki beklentilerini güçlendirdi. Savaş öncesinde, piyasalarda Fed’in yıl boyunca iki kez faiz indirimine gidebileceği bekleniyordu. Ancak, savaş sonrası belirsizlikler bu tahminleri tamamen değiştirdi. Piyasalardaki fiyatlamalar, Fed’in aralık ayındaki toplantısında yüzde 70 ihtimalle 25 baz puanlık bir faiz artırımı yapabileceğini öngörüyor.

Enflasyonun uzun bir süre yüksek kalacağına dair artan endişeler, ABD tahvil piyasalarında satış baskısını artırdı. 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri son 16 ayın, 20 ve 30 yıllık tahvil getirileri ise son 3 yılın zirvelerine ulaştı. ABD’nin 5 yıllık tahvil faizi yüzde 4,29’a, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,63’e çıkarak Şubat 2025’ten bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı. Aynı dönemde, 20 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,17’ye, 30 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 5,15’e yükselerek Ekim 2023’ten bu yana en yüksek seviyelerini gördü.

Avrupa’daki siyasi belirsizlikler de artış gösteriyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından yapılan Profesyonel Tahminciler Anketi, Avro Bölgesi’ndeki ekonomik görünümün enerji fiyatlarındaki artış ve Orta Doğu’daki çekişmeler nedeniyle olumsuz etkilendiğini gösteriyor. İkinci çeyrek anket sonuçları, enflasyon tahminlerinde bu yıl için 0,9 puan ve 2027 için 0,1 puan artış yaşandığını ortaya koydu. Ayrıca, Avro Bölgesi’nde 2026, 2027 ve 2028 yılları için GSYH büyüme tahminleri sırasıyla yüzde 1, 1,3 ve yüzde 1,3 olarak belirlendi.

İngiltere’de ise yerel seçimlerde iktidar partisinin oy kaybetmesi, siyasi belirsizlik algısını artırarak ülkenin tahvil piyasaları üzerinde olumsuz etki yarattı. Bu gelişmeler neticesinde Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,16’ya, İngiltere’nin ise yüzde 5,18’e çıkarak sırasıyla Mayıs 2011 ve Temmuz 2008’den bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı.

Asya tahvil piyasaları da benzer bir trend izliyor. Japon yeninin dolara karşı zayıflaması, ülkedeki enflasyon risklerini artırırken tahvil piyasalarındaki satıcılı seyre de katkı sağlıyor. Bu bağlamda, Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,72’ye çıkarak Haziran 1997’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Diğer yandan, Çin’de ise tahvil piyasalarında yatay bir seyir gözlemleniyor.

Author: Ece Koç