31 yaşındaki Ferhat Narin, Ankara’daki berber dükkanında makasını eline aldığında, yalnızca saç kesmiyor; aynı zamanda modern yaşamın getirdiği sosyal yorgunluğa karşı bir nefes alma alanı sunuyor. İlkokul birinci sınıftan itibaren dedesi İsmet Narin ve babası Ahmet Narin’in yanında çıraklık yapan Narin, yıllar boyunca berber koltuğunda zorunlu sohbet kuralına tanıklık etti. Ancak, Narin bu geleneğin her zaman karşılıklı bir rıza ile gerçekleşmediğini düşünüyor.
İki ay önce kendi salonunu açan Ferhat Narin, çocukluğundan beri zihninde taşıdığı bir gözlemi iş modeline dönüştürdü. Müşterilerin, berber koltuğunda kendilerini siyasetten futbola kadar uzanan bir diyalog içine girmek zorunda hissettiklerini gözlemleyen Narin, dijital randevu platformuna ‘sessiz hizmet’ seçeneğini ekleyerek bu durumu değiştirmeye karar verdi.
Ferhat Narin’in mesleki kökleri Türkiye’nin geleneksel esnaf kültürüne dayanıyor. “Dedem, babam ve ben; üç kuşaktır bu sektörde hizmet veriyoruz” diyen Narin, uygulamanın temelindeki sosyolojik gözlemi şöyle ifade ediyor: “Çıraklık dönemimden bu yana, müşterilerin kuaförlerle aniden siyasetten futbola ve günlük hayata kadar muhabbet ettiklerine tanık oldum. Ancak bazı müşterilerin bu sohbetlere zorunlu olarak katıldığını gözlemledim ve o zamandan beri bu durumu değiştirmek istiyordum.”
Uzun yıllar boyunca bu konuda düşüncelere dalan Narin, kendi salonunda ‘sessiz hizmet’ uygulamasını devreye alarak, müşterilerin iletişim kurma zorunluluğunu kaldırmayı hedefledi.
Online randevu platformunda, müşteriler hangi hizmeti almak istediklerini belirlerken, ‘sessiz modunu’ da seçebiliyor. Bu tercih yapıldığında dükkan içindeki iletişim yalnızca teknik detaylarla sınırlı kalıyor. Narin, süreci şu sözlerle açıklıyor: “Sessiz hizmeti seçen müşteriler, sadece tarzları veya istekleriyle ilgili bizimle iletişime geçiyor. Biz de sadece ‘isterseniz şurayı şöyle yapabiliriz’ gibi önerilerimizi sunuyoruz. Müşterilerimize burada dinlenme fırsatı sunarak, hizmetimizi sunarken sessiz kalarak onları psikolojik olarak rahatlatmış oluyoruz.”
Bu hizmete olan ilgi, aslında toplumun içinde bulunduğu yaşam stili ile ilgili bir ihtiyacın yansıması olarak değerlendiriliyor. Narin, müşterilerin karmaşık ve yoğun hayatlarından bir nebze kaçmak için bu seçeneği tercih ettiklerini belirtiyor. Bu uygulama sayesinde berber dükkanı, yalnızca bir kişisel bakım merkezi olmaktan çıkıp, sessiz bir dinlenme alanına dönüşüyor. Hizmet sonrası sunulan kahve ile süreç tamamlanıyor. Narin, “Müşterilerimiz yoğun hayatlarından kaçıp burada kafa dinlemek istiyorlar. Hizmet alırken sakinleşiyor ve belki de kafalarında birçok şeyi düşünerek buradan dinlenmiş bir şekilde ayrılıyorlar” ifadelerini kullanıyor.