Beyaz Saray, Küba’ya yönelik yeni yaptırımların kapılarını aralayan bir başkanlık kararnamesine imza attı. ABD Başkanı Donald Trump’ın imzasıyla yürürlüğe giren bu karar, Küba hükümetine karşı baskıyı artırmayı amaçlıyor. Beyaz Saray yetkilileri, yeni yaptırımların yolsuzluk, insan hakları ihlalleri ve Küba’nın güvenlik aygıtını destekleyen kişi ve kurumları hedef aldığını açıkladı. Hükümetle bağlantılı olan çeşitli ajanlar ve yetkililer de yaptırım listesine dahil edildi. Ancak, hangi bireylerin ve kuruluşların doğrudan hedef alındığı henüz kamuoyuna duyurulmadı.
İKİNCİL YAPTIRIMLAR GÜNDEME GELİYOR
Yeni düzenlemenin etkileri yalnızca doğrudan hedeflerin yanı sıra, bu kişi ve kurumlarla ticari ilişkiler kuran üçüncü tarafları da kapsıyor. Yani, yaptırım altındaki aktörlerle finansal bağlantı kuranlara da ikincil yaptırımlar uygulanabilecek. Trump yönetiminin bu son hamlesi, Washington’un Küba’ya yönelik artan baskı politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Trump, daha önce Küba’nın “çöküşün eşiğinde” olduğunu belirtmiş ve “Sırada Küba var” demişti. ABD’nin Venezuela üzerindeki operasyonlarından sonra Küba’ya yönelik baskının artırıldığı ifade ediliyor. Beyaz Saray yetkilileri, bu kararın Küba’ya yönelik “örtük bir uyarı” niteliğinde olduğunu dile getirdi. Ayrıca, Havana yönetiminin İran ve Hizbullah gibi gruplarla yakın ilişkiler kurduğu öne sürüldü. Bir ABD’li yetkili, “Küba, ABD ana karasına 160 kilometreden daha az mesafede, düşmanca istihbarat ve askeri faaliyetler için elverişli bir ortam sunuyor” dedi.
UZUN SÜREDİR SÜREN TALEPLER
ABD, Küba’dan devlet kontrollü ekonomisini serbestleştirmesi, Fidel Castro döneminde kamulaştırılan mülkler için tazminat ödemesi ve “serbest ve adil seçimler” düzenlemesini talep ediyor. Ancak Küba, sosyalist yönetim modelinin müzakereye açık olmadığını belirtiyor. Washington, bu yılın başlarında Venezuela’dan Küba’ya yapılan petrol sevkiyatlarını durdurarak ekonomik baskıyı artırmıştı. Ayrıca, Küba’ya petrol gönderen ülkelere ağır gümrük vergileri uygulanabileceği tehdidinde bulunuldu. Bu gelişmeler sonrasında, başta Meksika olmak üzere birkaç ülke sevkıyatları durdurdu. Yaşanan yakıt krizi, ülkede büyük elektrik kesintilerine yol açarken, birçok uluslararası havayolu şirketi de Küba’ya uçuşlarını askıya aldı.